~~~~~~~~~~~~~~~

Gitmeler Durağı Yoktur Sevmeler Kentinde



Beynimde cümlelerin,
Karşımda yolların raksı,
İçimde bir aşkın kırık dökük buseleri...

Ne diyordu Cemal Süreya:
"Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki"

Çıkıp gitmek bir kentten, belki bir yerden...
Ama kolay değildir bir insandan çekip gitmek.
Nasıl gidilir bilemezsin.
Gitmeler durağı yoktur sevmeler kentinde.
Gidemezsin elleri gelir aklına, ellerini sahiplenen, milim milim tenini ezberleyen.
Gözleri gelir içer bir çırpıda gözlerini ve bir ses "güzel gözlüm benim" diyen.
Cezbeye tutulmuş bir dervişe döndüren buseleri gelip kurulur dudaklarının kıyı boylarına.
Yeryüzü cenneti dediğin kollarına düşen başın gelir aklına.
Kollarının arasında içini dolduran kokusu sızlatır yokluğunda.
Ve içinde bir kuş çırpınıp durur nasıl uçacağını bilemeden.
Kolaydır bir kentten gitmek uzaklara ama benliğine sardığın yârdan gidemezsin hele sevdası zerk etmişken damarlarına.
Sağın solun, önün arkan o olmuşken gerek yoktur saklanmaya.
Gitmeye kalksan yüreğinde en şiddetli depremler olur, hücre üstünde hücre kalmaz.
Gitmeye kalksan ayrılır etlerin birbir kemiklerinden.
Zordur gitmeler, mangal gibi yüreğin kucak açmışsa harlanmış bir aşka...

Hamiyet Akan

21.08.2017
02:01

Sezen Aksu-Acıtmışım Canını Sevdikçe

Eski Zaman Kadını


 

Ben eski zaman kadınıyım. 
Aklım ermez öyle yeni yetme sevdalara. 
Bir sevdayı mühürlemişim tam sol yanıma,
Yüreğim akar durur şimdi ucu yanık mektuplara.
Adı aşk olan her şey şiir olup düşer sayfalara.

Ben eski zaman kadınıyım.
Bakışlarım bulut saklar, nefesim karanfil.
Gülüşüme gömülüdür acıların en afillisi.
Kimse görmez yüreğimin sökük entarisini. 
Ben eski zaman kadınıyım. 
Daha fazlasını ne sen sor, ne ben anlatayım.  

Hamiyet Akan



Müptelay'd'ım Sana Ne Gerek Var ki Şimdi Bu Vedaya


Kanser benim tabirim ile bedenimizdeki başı boş uyuz hücreler hatta tedavi gördüğüm sıralarda çok afedersiniz kıçı kırık hücre bozuntuları derdim. Size yenilmem deyip atlatmıştım bu mendabur hastalığı ama dün gece çok sevdiğim bir insan bu uyuz hücre bozuntuları yüzünden hayata veda etti. Her seferinde görüyorum ki bu hastalık insana bir kez geldim mi bedeninde sinsice bekliyor ve fırsat bulur bulmazda... neyse diyeceğim şu ki dün gece Harun Kolçak'ın ölüm haberini aldığım anda allak bullak oldum. Daha nisan ayında Kadıköy konserine gitmiştim ve o gün gözümden kaçmamıştı Harun Kolçak'ın zayıflamış ve bitkin hali. Benim için çok çok özel bir insandı. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Güle güle güzel insan dilimden düşmeyecek şarkılar ve giderayak aklımdan silinmeyecek anılar bıraktın bana. Hani o guzel sesinle diyordun ya: "Ağlat beni sana da bu yakışır. İnsan bu elbet bunada alışır." Bu acı hiçte alışılacak türden değil :(

“Ölüm hayatta birçok şeye anlam katıyor. Ölümsüz olsaydık, birbirimize değer vermezdik"
"Unutma; sen gelecek planları yaparken, hayat da kendi planlarını yapıyor."
Harun Kolçak

 Harun Kolçak-Yanımda Kal

Yıldızları Sen Söktün Güneşi Ben Söndürürüm


 

Gözlerinle tuttun içinde büyütemedin beni
Düşürdün zamanın çirkefine sevdanın maviliğini
Canımda hançer oldun gündüzümde siyah
Gecemde bin türlü ah
Acılar doğuruyor her gözümü açtığım sabah
Mimiklerim gölgelere saklanırken yüzümün atlasında
Aşk dolu sözcüklerim 
Sonsuz uykuya dalıyor en sancılı suskularda
Sen nerden bilirsin ki
Canımdan kaç adak verdim
Bir sergüzeşt olmamak için senin topraklarında
Ah bilmedin yâr bilemedin
Ömrümün bereketi
Yüzümün tebessümüydün oysa
Şimdi katran karası şerbetler içsemde sensizliğin yurdunda
Yine de sıyırıp alır yüreğim 
Yüreğine büyük gelen sevdamı bir çırpıda
Ve bir elveda yapışır 
Buselerinle sarhoş ettiğin bu dudaklara
Elveda yâr elveda

Hamiyet Akan 
20.6.2017

Seni Var Eden Ne Varsa Sevdim


 

Senin beni doğurduğun yerden
Dumanı hasret kokan bir sevda büyüttüm
Sonra tuttum gözlerini sevdim ben
İki elimi avuçlarının içine hazine gibi saklamanı sevdim
Yüzümün her karesini ezberlemek için dolaşan ellerini sevdim
Dudaklarından varlığını varlığıma akıtmanı sevdim 
Alev alev yanan başını göğsüme bırakmanı sevdim
Cennet kokusu diye taptığım kokunu sevdim
Boynundan öptüğümde 
Yüzünde oluşan tatlı tebessümü sevdim
Seni var eden neyin varsa
Beni de var ettiği için sevdim
Ben seni çok sevdim 

Hamiyet Akan
16.6.2017

Zeytin Çiçeğim


 

Dalımda yeşerttiğim zeytin çiçeğim
Dünden kalan adsız yarınlara gebeyim
Yüreğim şiir olmuş sana doğru akmakta
Ama nafile ucu kırık kalemimin
Oysa ki aşkına aşina cümlelerim
Ah be zeytin çiçeğim
Dört yanı özlemlerle çevrili sevda ülkesiyim
Özlemini dağa taşa ormana yükledim
Kaldıramadı özlemini bu şehrin bedeni
Dağıldı dört bir yana toz gibi 
Şimdi sen söyle
Nasıl dayansın yumruk kadar yüreğim

Hamiyet Akan 
14.6.2017

Masal



Kalbim alev dolu bir sahra,
Kapında avuç açan bir geda.
 Ama nafile meydan okumakta,
Kar beyazı bir ölüm,
Kan kırmızısı bir aşka.

Düştün düşeli can ocağıma,
İçimde koşturup durur
Deli taylar dört nala.
Diyorsan ki mübayenet var kapıda,
Sabıkalı yüreğimi çek vur
Tek atımlık bir kurşunla.

Oysa ben masalı olan bir kadındım.
Ve sadece bırakmak istemiştim
Küçük hayatımı büyük masallarına.

Hamiyet Akan
6.6.2017

Aşk Gibi Ölümde Kırmızı




dudaklarıma gelip yerleşmiş 
sensizliğin buruk tadı
bestesi kırık bir şarkının eteklerindeyim
baharımın göğsünde saplı bir mızrak
yakıp yıkılan topraklarımdan süzülüyor kanlar
dedim sana aşk gibi ölümde kırmızı
kanatma beni

bilmediğim bir sokaktayım yâr
kendi gölgemden kaçar oldum
karşımda sevdana namzet bir ümit
doldurup doldurup içiyorum
belki serinler diye içim
oysa içtikçe daha çok susuyorum
dedim sana aşk gibi ölümde kırmızı
susatma beni

tutup yüreğime ekmişim seni
her yanımda tomurcukların filizlenir 
kıyamamam kopartmaya birini dahi
dışarıdan baksan dört tarafım bayram yeri
bilmezler içim kaynar kazan misali
dedim sana aşk gibi ölümde kırmızı
yakma beni

kuru yapraklar gibi savrulmuşsam
susamışsam Leyla gibi
boynuma takılmışsa Züleyha'nın çilesi
ne olmuş yani
içimdeki çocuğun ayakları kırılmışsa
koşamıyorsa eskisi gibi
balonları alınmışsa elinden
ve yanmışsa kelebeklerimin kanatları
kırmızıma akmışsa siyahın rengi
ne olmuş yani kırmızıyım hâlâ
soldurma beni

viran olan bir şehir değilim henüz
talan edilmedi hiçbir köşem
fethetmekten korkup kaçtın sultanım
sancağın dalgalanamadı topraklarımda
döndün surlarımın kapılarından
terk ettin beni kendi içimdeki esarete 
dedim sana aşk gibi ölümde kırmızı
gel ne olur öldürme beni

Hamiyet Akan
30.5.2017

Maviyle Sevişme Durağı




Sen ne vakit öpsen,
Yüreğimin bahçesine şiirden çocuklar gelirdi,
Elleri yüzleri aşka bulanmış.
Koşar dururlardı içimde.
Dudakların boynumda konaklasa,
En haylazı gelir sarsardı beni derinden.
Titrerdim saçlarımdan ayakuçlarıma kadar.
Sen ne vakit öpsen,
Şiirden çocuklar hücum ederdi bedeni şehrime.
Elimi yüzümü, sağımı solumu sen boyasıyla boyarlardı.
Buz tutan ellerimden tutup senlik diyarına bırakırlardı.
Sen ne vakit öpsen,
Çoğalırdım bereketli buğday taneleri gibi.
Tamama ererdim eksik parçası bulunmuş puzzle gibi.
Sen ne vakit öpsen,
İçinden içime bir gök bulurdum,
Maviyle sevişip duran.

Hamiyet Akan
26.5.2017



Öylece Ölür Giderim




Öylece giderim şimdi,
Ne sesim duyulur, ne vedam.
Dudaklarım buz keser,
Cümleler dönüp dolaşıp
içimdeki yokluk denizine düşer.
Öylece giderim şimdi,
Ardımdan ne bir el sallanır,
Ne gitme çığlıkları duyulur.
Öylece giderim şimdi,
Bakışlarım dökülür yerlere,
Elim sevdamın ağzını kapatır sessizce.
Öylece giderim şimdi,
Nefesimin ortasına saplanır bir susku.
Avuçiçlerime düşer yalnızlık koru.
Veren olmaz bir yudum teselli suyu.
Öylece giderim şimdi,
Gözyaşlarımla beslenir akan tüm nehirler.
Yanıbaşımda bekler bir bavul dolusu keder.
Bir cellat aşkı karanlık mahzenlere sürükler.
Öylece giderim şimdi,
Gitmek fiilinin kaç hali varsa o kadar ölür giderim.

Hamiyet Akan

11.5.2017

 
Theme:deluxetemplates.net