~~~~~~~~~~~~~~~

Puslu Sevda Yapbozu




Sadece dursun istemiştim sol yanımda sevgin,
Ve bir bardak çay avuçlarımda…
Yaralı düşlerime selam verip konaklayabilseydin keşke.
Üzerime bir türlü uyduramadığım avuntuları
Çıkartabilseydin güçlü ellerinle.
Öpebilseydin korkusuz zamanların yanaklarını,
Sefil yalnızlıkları da savuşturabilirdik belki.
Ve ben seni bıkmadan bekleyebilirdim isimsiz duraklarda,
Veda edebilseydin suskunlukla sıvanmış duvarlarına...

Hamiyet Akan

Tarumar Bahçe



Bir gün ya unutursam ellerini,
Gözlerin düşerse gözlerimden bir seher vakti,
Sıcaklığın ılık ılık akmazsa üşüyen bedenime,
Soframdaki ekmeğimi seninle paylaşamazsam,
Gittiğim her yere götüremezsem seni,
Demlediğim çaylara biraz sen katamazsam,
Seyrettiğim filmlerdeki karakterler
artık sana benzemezse,
Ben dalıp dalıp gidemezsem sana,
Okuduğum kitabın sayfaları arasından
kokun gelmezse burnuma,
Ya nefesin soluğumun içinden sıyrılır,
Ya hiç susmayan yüreğim susarsa,
Benim lügatımda dahi yokken unutmak
Boşluklar dolarsa ya beynimin odacıklarına,
Ya bu benlik bizi unutursa,
Söyle bana adamım, ben ne yaparım!
Olurda tarumar olursa bahçem
Sen bizi unutma e mi?

Hamiyet Akan

İzmir Gibi


 


Bir gün tutup düşersem yadına,
Kurak bir Ankara sabahı gibi olma,
Düşlerin kesmesin ayaza.
Hele hele yurtsuz bırakma beni aklının odacıklarında.
Dilim varmaz yurtsuzluğun kelime izahına.
Ama diyeceğim o ki,
Yurtsuzsan bakamıyorsun buz tutan camlardan dışarıya.
Sen gel İzmir gibi ol mesela
Batık gemiler bile can bulsun sularında.

Hamiyet Akan

Emanet

   

Geçmişimde saklı tuttuğum emanettin çocuk,
Gözüm gibi baktım sana.
İçinde sen olan uykulardan uyandım her sabah.
Yanağımla dudağımın birleştiği noktaya gizledim seni.
Ah be çocuk!
Memnu idi sevmeler bizim illerde,
O yüzden yaban kaldım senin coğrafyandaki iklime..
Hamiyet Akan

Yolculuk



Sanma ki susar dudaklarımdaki şiir, 
Yine dokunurum rüzgârın saçlarına, 
Süzülürüm güneşin ışıklarından, 
Karışırım maviliklere, 
Yarışırım yunuslarla derinlerde. 
Oturup bir sahilde içine biraz sen katılmış bir çay söylerim, 
Sezen "gitme" derken yudumlarım ikimizin yerine. 
Sanma ki mahşere döndü ortalık gidişinle, 
Hayalin yetiyor be gülüm, beni cennetine götürmeye... 
Hamiyet Akan

Biraz Hiç

   

Bir şehir vardı bugün karşımda
Gözleri senin kadar kara
Saçları kıvır kıvır
Gündüzü sesinle beslenmiş neşeli
Gecesi yüreğin kadar sır
Dudaklarına suslar yapışmış
Bugün bu şehirle çay içtik karşılıklı
Seyrettik tesbih gibi dağılan parçalarımızı
Mırıldandık yürürlükten kalkan günlerimizin şarkısını
Biraz sen olduk biraz biz biraz hiç
Hamiyet Akan


Nar Tanem



Öyle sevmişim ki seni, 
Kurulmuş sanki yüreğime bir nar bahçesi 
Ve dağılmışsın tüm hücrelerime nar taneleri gibi...

Hamiyet Akan

İçimdeki Nar



Dürtmeyecektin içimdeki narı,
Kanatmayacaktın tam yaralı olan yerden.
Şimdi hangi cümleye ağlasam seni,
Boğuluyorum,
Aramızda ki beceriksiz lisan yüzünden.
Hamiyet Akan

Yıldız Tozu


El ayak çekildi buralardan. 
Duyulmayan kuş sesleri, 
Balıkçı teknelerinin motor sesleri, 
Gece kıyıları okşayan dalga sesleri duyulur oldu. 
Kendi dengesini yeniden oluşturuyor doğa. 
Denizin dibinde gezen balıkları, 
Parlayan midyeleri görüyorum. 
İzliyorum onları ürkütmeden. 
Dinginliğin şerefine sevgi dolduruyorum kadehime, 
Tek başıma bir seferde içiyorum ikimizin yerine.
Biraz başım dönüyor, 
Birazda yıldız dökülüyor üzerime. 
El ayak çekildi ya buralardan, 
Tıpkı yüreğimin sokakları gibi ıssız şimdi her taraf. 

Hamiyet Akan

Haylaz Sarmaşık


Orman kokulu, haylaz sarmaşığım!
Sen hücrelerime yapışmadan önce,
Kınına sığmayan bir hayat taşıyordum gövdemde.
Şimdiyse yavaş yavaş ölüyorum sessizce.

Hamiyet Akan
 
Theme:deluxetemplates.net