~~~~~~~~~~~~~~~

Yüreğim Sevda Gölü


  

Seni severim hem de nasıl
Topraktan başını uzatan taze bir filiz gibi
Güneşin denizi öpüşü gibi
Sonbaharda dalından düşmek istemeyen yaprak gibi

Seni severim hem de nasıl
Ruhum süzülür gibi iliklerimden
Ekmeğime nefesini katık eder gibi
İpekten bir kozaya sarar gibi

Seni severim hem de nasıl
Bedenimdeki tüm zerrelerim gibi
Mütevazi secdelerim gibi
Aminlere mesken dualarım gibi

Ahh adamım
Seni severim hem de nasıl
Her gün iman ederim Aşk olan adına
Adın damarımdaki kan gibi kırmızıdır dudaklarımda
Ki şükre uyanırım her sabah çarptı diye adın adıma...

Hamiyet Akan

Özlem Kaçtı Gecenin Gözlerine



Ey Aşk
Gel közlerin duruyor
Bir üfleyip yak
İçimde bir sen elimde bir resmin
Aklım dersen hep sana kaçak
Hele bir gör hele bir bak 
Hüzün nasıl başıboş geziyor sokak sokak
Gel tut elimden götür beni Aşk 
Götür beni o beyaz şehre 
Bir mey doldur 
Yıldız kovalayalım gecelerde...

Hamiyet Akan
13.10.2017
01:51



10 Ekim 2012

Bugün sen gideli beş yıl oldu. Tam beş yıl yıl önce bu gece o yoğun bakım ünitesinin önünde sana gitme dedim anne ama gittin... Beni içimde sana olan hasretlikle bir başıma bırakıp gittin anne! Sen gittin ve ben yarım kaldım. Yokluğun hep sol yanımda durdu. Minicik çocukken yeleğine sarılır koklar yatardım. Şimdi yine başucumda çekmecemde duruyor yeleğin. Bir hasretlik var ki annem yanıyor içim. Sensiz kaldığımdan beri koca bir boşluğa gebeyim... Özledi, bu deli kızın Hamiyet seni çok özledi...



"Annem benim vefat etti ama ölmesi mümkün değil, çünkü mitokondrisi bende kaldı… Mitokondri, hücreye enerji veren, canlı olmasının temelini sağlayan organeldir ve babadan değil, anneden gelir. Anne çocuğuna enerjisini verir, enerji üretme mekanizmasını verir. Harcanan her enerji annenin çocuğuna verdiği mitokondriden gelir. Dolayısıyla anneler vefat edebilir ama anneler ölmez!!! Biz farkında olmadan annelerimizi gizli bir şifre gibi her hücremizin içinde taşırız. Annemiz vefat etse de bize enerji vermeye devam eder." 


Sen Kokuyor Bu Sensizlikler



Sokak sokak demlendim bugün, sen sen diye yudumladım geçen her dakikayı. Dolaştım biz kokan caddelerde, hayaller dikildi bir bir karşıma. Adımlarımızı attığımız kaldırım taşları, sırtımızı yasladığımız duvarlar, aşk şahitliği yapan köşebaşları, pencerelerden bakan teyzeler... Bir rastlantı aradı gönlüm bakışlarına çarpıp gelen. Engin denizler gibi dalgalanıp kıyılarıma gelip "kaldır başını, ben buradayım" diyecek sesini bekledim. Gözlerimin pınarlarından çağlayan nehire dokunup durdur istedim. İki elimi birleştirip bekledim avuçlarına düşsünler diye. Hayalini alıp karşıma oturdum koltuklara. "Ne istersiniz," dedi garson. Diyemedim, bana onu getirin başka bir şeye ihtiyacım yok! Bir çay dedim usulca. Her içtiğim yudumda boğazıma bir şey gelip tıkandı. Bir süre sonra tekrar geldi, dedi ki "siz iyi değilsiniz, yapabileceğim bir şey var mı?" Yapılabilecek hiçbir şey yoktu ki, kim ne yapsın. Bizi bizden eden bizdik eller ne anlasın. Ey Aşk, avuç içlerin hala ben kokuyor mu? Benim ellerim sende kalmış, tutunamıyorum hiçbir şeye. Bu nasıl hasretlikse tüm hücrelerim sızlıyor bedenimde. Adın bir neşter gibi dilimin ucunda kanıyor her söylediğimde. Unut diyor bir ses... Kızıyorum nereden geldiği belli olmayan bu sese. Ki sen unutulacak gibi misin, ey Aşk! İnsan nefes solur, ben seni soluyorum. Yollarda seni yürüyor, uyku diye sana yatıyor, gözlerim her sabah sana açılıyorken unutmak denen kelime ne canice. Ben bilmezdim aşkın böylesine beni benden edeceğine. Kaç şiire gebe kaldım, kaç şiir doğurdum gecelerce hiçbiri teselli vermedi gönlüme. Böyle yokluğunda sevmekte güzelmiş seni. Ah Güzelmiş de, şu içime batırdığın sensizlik damarlarımda dolaşıp dolaşıp yüreğime aniden saplanmasa, canımı bedenimden söküp söküp almasa. İnan kalmadı benden bir parça daha...
Hamiyet Akan
7.10.2017
18:25

Tükenirim Tüketmeden Seni




Leyla'n olmuşum ey Aşk
Sevilme durağını geçtim
Sevmelerin başkentindeyim
Ve özlem 
Oluk oluk akıyor damarlarımdan
Gözlerime yüzlerce bulut ektin
Yağmurunda ıslanmazsam namerdim

Hamiyet Akan
5.10.2017



Sessizce Sev ve Öl Dedi Bir Ses




Uğultusunda diz çöktüğüm, 
Senin kadar esrarlı akşamlarda,
Çiğ gibi düşersin yapraklarıma.
Duyarım suların taşlarla konuştuklarını.
Ama sen görmezsin,
Nazenin rüzgârlar nasıl savurur saçlarımı,
Kıyılarıma mesken olmuş dalgaları,
İçimde uyuyan baharları, görmezsin.
Oysa senin için çiçek kokulu baharlar saklarım.
Papatyalar, gelincikler, sümbüller
Ah bir bilsen daha neler neler..
Ara ara gözyaşlarımla sularım.
Ama ne ben büyütebilirim,
Ne sen koklayabilirsin çiçeklerimi.
Ucu yanık mektuplar yazarım.
Ve asla tamam edemediğim şiirler.
Her biri sen kokar buram buram.
Ama ne ben dillendirebilirim,
Ne sen duyabilirsin kelimelerimi.
7/24 içime batan yalnızlıklarım var,
Gülüş suyuna batırılmış pırıl pırıl yalnızlıklar.
Her gülüşümde can özümden sızar.
Ama ne ben gösterebilirim,
Ne sen bakıp sarabilirsin kimsesizliğimi.

Hamiyet Akan
5.8.2017


"Ya Öldür, Ya Yaşat Ama Asla Yaralı Bırakma!"




Ruhumda bir yara var ki bir türlü dikiş tutmuyor. Sen dediğim yerden sökülüp sökülüp gidiyorum. Bu koca evreni paylaşıp şu yumruk kadar yürekteki sevgiyi paylaşamadık. Sana söyleyemediğim her sözcük birbirine bağlanıp bir urgan olup boğazımı sıkmakta. Ellerim kum tanecikleri gibi dağılıp gidiyor, senin ellerin nerede? Nefesim göğsüme saplanıp sırtımdan kanlı bir hançer gibi çıkıyorken sıcacık nefesin nerede? Özlemin kaç hali varsa o kadar can verirken canıma can katan suretin nerede? Kalbimde milyonlarca kuş, sayısız renkte çiçek seni bekler, neredesin ey aşk? Bilirim bu şarkı söylenmez, bu yol gidilmez, bu yağmurda ıslanılmaz kara kaplı kitap öyle yazar öyle çizer ama gel şu gönlümün ak pak kitabına bir bak seni her gün nasıl yeni baştan yazar...

Hamiyet Akan
3.10.2017
18:40

Zamanın Şimdisi ve Sonrasında




Parmaklarım sana yazmıyor, dilim söylemiyorsa, sesim çıkmıyor, nefesim içimde sus pus olmuşsa bu değil ki senden vazgeçtim. Kışın ortasına düşen güneş ışığımsın, hayalini düşlesem ısınırım. Bir kuş tüyünün hafifliği gibi inersin sol yanıma, içimi fırtınalar değil, sakin denizlerin mavilikleri kaplar. Ne zaman çaldın kalbimi, ne vakit araladın perdeyi bilmem. Bir tek sevgini bilirim o da içimde döner durur her gün yeni baştan ezberlerim. Hayatımın tek harfisin, yaban kalır dağarcığım senden başka tüm harflere. Yazacaksam sana, susacaksam da sana susarım. Özleminden gözyaşım düşmez mi sanırsın, düşer elbet, hem de yattığım yastıkları delercesine ama isyan etmem, öfkelenmem. Sakin bir dere gibi akar yanaklarımdan yol alır gider senin olan dudaklarımın kıyılarında nöbetler. Yokluğun kırmaz mı hiç elimi ayağımı, kırar elbet, dizlerimin tam altından her gün biri gelip kurşunlar ama yoksun demem, diyemem. Ey Aşk, her hücrem böylesine senken ancak ben yeryüzünde senli cennetlere düşerim.

Hamiyet Akan
20.09.2017
16:10

Yüreğimin Kayıp Şiiri


   

Hikayesi kırık, kendine sürgün bir şairdim ben, sense şiir olup düşmüştün cümlelerime. Öyle bir düşmekti ki bu, yer yerinden oynamıştı. Cümleler, birbirine çarpıp etrafa saçılıyor, kristaller gibi gözlerimi alıyordu. Yazmak istiyordum bu şiiri kimselerin yazamadığı biçimde. Kırmadan, dökmeden, ezip geçmeden, bir kuş tüyünün yere düşüşü kadar sakince yazmak ve tüm dünyaya okumaktı niyetim. Ama cümlelerim bir gece ansızın çalınıp gitti. Elimde yüreğime batırıp batırıp yazmaya hazırlandığım kalemim kaldı. Şimdi yazılamayan bir şiirin yası gelip çökmüş içimde bir yerlere. Ah be güzel şiirim, ben hiç böyle yetimlik, böyle öksüzlük çekmedim. Böyle sözsüz, böyle sessiz, böyle sensizlik bilmedim. İçimden nefesimi mi çektiler, ellerimi bileklerimden mi kestiler, ne bu güçsüzlük bedenimde... Ne bu sis, ne bu duman böyle yürek yüreği görmüyor... Ortalık kan revan, gelmiş geçmiş tüm şairler can çekişiyorlar. Ah be güzel şiirim, mevsim sonbahar diye mi gelmez oldun, üşürüm diye mi korktun? Ah ki ne ah, keşke bilseydin ben seni yüreğimle kaç kat sarar sarmalardım. Sonbaharmış, kışmış, fırtınaymış hepsi bir gelse seni sakladığım yerden çıkarıp alamazdı. Sana en sıcak iklimleri getirirdim. En güzel gelincikleri, en güzel dağ sümbüllerini, lalelerini getirirdim. Her yanın buram buram çiçek kokardı. Sonra koklaya koklaya severdim senin her bir harfini. Öyle ya yüzlerce binlerce harf gizliydi sende. Hangisine dokunsam bilirdim ki huzura kapı açardı. Şimdi ben sensiz kayıp bir şehirim. Çık gel, bul beni. Sen şiirim ol, şairin olup her hecene, her mısrana ömrüm vereyim.

Hamiyet Akan
10.09.2017
02:25

Sonbahar Susuşları


 

Sarı yapraklar arasında dizlerine başımı koymalı ve unutmalıydım gelmiş ve gelecekte ne varsa. Sadece bir an durmalıydı zaman. O bir ana sığmalıydı dünya. Susacaksak bile sonbahar gibi asilce susmalıydık. Olmadı yâr olmadı. Asi rüzgârlar esti başımızda ve biz savrulduk uzaklara...

    🎼🎼Teoman-Sonbahar Rüzgârları 
 
Theme:deluxetemplates.net