~~~~~~~~~~~~~~~

İçimin Oyuklarında Saklanıyor Yasadışı Duygular



Kaç mahkeme kurar insan yüreğinin tam ortasına, kaç kez idam eder kendini de kıyamaz içindekine? Sen bilmezsin adamım... Bilmede, kurmada böyle mahkemeler yüreğinin orta yerine. Kurduğun vakit bitmek bilmiyor celseler. Hakimi, savcısı ve en kötüsü davalısı, davacısı kendin olunca işte böyle mahkeme salonuna döner için. Havada uçuşup durur cevabı hançerlenmiş sorular. Bak nasılda soğuk, puslu bir havada yolumu kaybettim ben kendi yüreğimin caddelerinde. Pencere kenarlarında biriktirdiğim onca çiçeğin solup gidişine el pençe seyirci kalmaktır belki de içimi böyle deli divane yakan. Birlikte koklanamayan onca çiçeğin boynu büküklüğünün vebalini hangimiz öderiz, hangimize kesilir bu özlemin hesabı? Uzay boşluğuna düşürdüğümüz onca yıldızın kayıp haritasını çizerken avuç içlerimize, gök kubbenin ağıtlarını bir ben mi duyuyorum, yoksa sende ortak mısın bu kayboluşun haykırışlarına? Bir ben miyim koca sahra çölünün kumunu yutarcasına boğulan, susuzluğundan seraplar görüp koşup koşup yorulan? Benim zayiatlarımı kimse tutup kayda geçirmiyor, bu yüzdendir ki kaybettiğim parçalarım bir türlü bulunamıyor yalnızlık ülkesinde. Bu ülkeyi nereden fethettiysem her yanımı yara bere içinde bıraktı. Hele tutup saymaya kalkma kırılan umutlarımı. Dinlememekte iyi ediyorsun yurtsuz, yuvasız sesimin yankısını. Ah güzel Aşk, ah adına aşk deyip iman ettiğim yar, ilaç verip duruyor doktorlar, hangi reçetedeki, hangi ilaç, yüreği yaralı bir şairin olmuş ki devası!... Bilmiyorlar, bilmiyorlar... Tıpkı koca dünya gibi, tıpkı sen gibi, bilmiyorlar...

Hamiyet Akan
18.12.2017
02:18
 
Theme:deluxetemplates.net