~~~~~~~~~~~~~~~

"Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli."



Bir karış toprağımızı dahi canı pahasına çiğnetmeyen, Churchill’in hayallerini Nusret Mayın Gemisiyle Boğazın serin ve derin sularına gömen, Çanakkale geçilmez dedirten şehitlerimizi, Çanakkale Zaferi'nin 100'üncü yılında rahmet ve saygıyla anıyorum. Allah hepsinden razı olsun.

12 yorum:

  1. Amin canım , ruhları şad olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir metre kareye 6000 mermi inerken o cesur yüreklerin o maneviyatı olmasaydı, onlar olmayaydı, o büyük kumandan olmayaydı şimdi kim bilir hangi milletin esareti altında olacaktık:(
      Amin...

      Sil
  2. saygıyla ve sevgiyle anıyoruz..

    YanıtlaSil
  3. Amin.
    Çok şeyler yaşanmış. Ama benim bu konuda söyleyebileceğim hiçbir şey yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cümlelerimizin kifayetsiz kaldığı yer.

      Sil
  4. Ne savaşlar oldu tarihte ne bağımsızlıklar. Geçmişe bakınca ne kadar da boşuna ölmüş insanlar diyorum... Toprak almak için ne hayatlar gençliğini yaşamadan gitmiş, ama bu savaş bambaşka bir tarih Hamiyet. Yaşamak için ölmenin gerektiğini anlatan bir destan. Geçen her gün ne yazık ki bunun değerini unutan bir gençlik yetişecek ülkemde. Bugün Çanakkale'yi savunmak vatan hainliği sayılacak neredeyse. Sonumuz hayrola ve ülkesi için savaşan o masum cesur halkımızın da ruhları şad olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serkan çok doğru diyorsun gençliğimiz tarihimizi maalesef unutuyor ama buna etki eden birazda aileler ve eğitim kurumlarından geçiyor. Bak Mustafa Turan'ın 'Destanlaşan Çanakkale' kitabında şöyle der:
      "-Eğitim alanında uzman Japon heyeti, zamanın Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler'in de içinde bulunduğu bir heyetle Başbakan Turgut Özal'ın huzuruna çıkar ve davet üzerine geldikleri ülkemizde inceledikleri eğitimimizin gençlerimiz üzerindeki verimsiz sonuçlarını şu soğuk cümle ile ifade ederler:

      -Gençlerinizde milli şuur eksiktir! Bu eğitimle gençlerinize milli şuur vermeniz de mümkün değildir!.

      Şok etkisi yapan bu tespitten sonra sorular arka arkaya gelir.

      -Siz Japonlar gençlerinize milli şuuru nasıl veriyorsunuz, nasıl bir eğitim programı uyguluyorsunuz? Bizimkinden çok mu farklı?. Japon heyetinin sözcüsü şu bilgiyi verir:

      -Biz der, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Önce çocukları uçak kadar hızlı giden trenlere bindirir ve çok katlı yollardan geçiririz. En üstün teknolojiyi gösterir, robotlarla çalışan dev fabrikalarımızı gezdiririz. Bu baş döndürücü teknoloji karşısında sarsılan ve şoke olan çocuklarımıza deriz ki:

      -İşte gördüğünüz bu hızlı trenleri ve üstün teknolojiyi sizin atalarınız yaptı. Eğer siz daha çok çalışırsanız daha hızlı giden ulaşım araçları yapar, daha üstün teknoloji meydana getirir, daha modern fabrikalar kurarsınız... Sonra çocuklarımızı Hiroşima ve Nagazaki'ye götürüp düşmanın harap ettiği bölgelerimizi gezdirir ve bu defa da deriz ki: Bakın, eğer siz birlik beraberlik içinde çalışmazsanız, işte düşmanlar sizin ülkenizi yakar, yıkar, bu hale getirirler. Ama birlik beraberlik içinde çalışırsanız, güçlü olursunuz, düşmanlarınız size saldırmaya cesaret edemezler. Artık birlik beraberlik içinde çalışmak ve çalışmamak konusunda kararınızı siz verin...

      Bu örneklerle çocuklarımız kendilerine gelerek iyi ve çalışan bir Japon genci olma yolunda milli bir şuur ve heyecanla okumalarını sürdürürler..." Japonların bu tespitlerini sundukları sırada geriden bir ses duyulur:

      -İyi de bizim sizin gibi Hiroşima ve Nagazaki'miz yoktur ki.. demek isterler.

      Japon eğitimci hemen cevap verir:

      -Sizin Hiroşima ve Nagazaki gibi yerleriniz bizimkilerden çok daha etkilidir, dedikten sonra şunları ilave eder:

      -Bir metrekareye bin merminin düştüğü Çanakkale Zaferi'nin kazanıldığı tarihî savaş alanları sizde. Çocuklarınızın ve gençlerinizin şoke olması için yeter de artar bile. Dünyanın en gelişmiş ve güçlü ordularına karşı Türkler olmazları olduruyor ve bütün dünyayı hayretler içerisinde bırakan bir zafer kazanıyorlar. İşte sadece bu olay, bu bölge ve bu zafer dahi gençlerinizin milli şuur kazanmalarına yetecek örneklerle doludur. Bu sebeple gençlerinizi Çanakkale'ye götürüp gezdirmelisiniz. Bölgeyi bilerek gezmeli, atalarının ne olmazları başardığını gururla görmeli, iftiharla öğrenmelidirler.. Daha sonra onlara demelisiniz ki: Sizler de birlik beraberlik içinde çalışmazsanız, düşmanlarınız yine gelirler, Çanakkale'yi işgal etmeye kalkışırlar, yurdunuzda özgür yaşamayı size layık görmezler... Ama çalışır, teknolojiyi yakalarsanız, ülkenizi kalkındırır, ilerleyen ülke haline getirirseniz, düşmanlarınızın sizi etkileri altına alma cesaretleri yok olur. Özgürlüğünüzü korursunuz.. İki büklüm değil, başınız dimdik yaşarsınız!.."

      Bizim yerimize başka milletlerin tarihimize böylesine değer verirken, bizler şuursuzca tarihimizi unutmaya doğru gidiyoruz.

      Çanakkale'ye ara ara hep giderim ve yine gittiğimin zamanlardan bir gün yabancı bir milletten birini gördüm kendi mezarlarının başında ve sonra da bizim mezarlarımız başında şehitlikte ağlıyordu. Ya bizimkiler ne yapıyordu biliyor musun? Ağızlarında sakız, şen kahkahalar eşliğinde geziyorlardı şehitliğimizi. İnan için parçalandı bu görüntü karşısında. Dediğim gibi bu bilinci çocuklarımıza ve gençlerimize verecek yine bizleriz. Kızımı daha aklı erer ermez ilk götürdüğüm yerdir Çanakkale çünkü tarihini bilmeyen bir insan geleceğini hiç bilemez.

      Evet, ruhları şad olsun ve dilerim unutulmasınlar.

      Sil
    2. Bunu biliyordum Hamiyet, çok çarpıcı bir metin. Eee tarihi okutmakla olmaz, yaşatmak gerekir tüm duygusuyla.

      Sil
    3. Aynen yaşamak ve yaşatmak gerekir Serkan

      Sil
  5. Merhabalar Yürekten Kaleme.

    Bu toprakları "VATAN" yapan, "ÇANAKKALE GEÇİLMEZ" diyen bütün şehitlerimizin aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.

    Adı bilinen, bilinmeyen, kanıyla, canıyla, alın teri ve tüm kalbiyle bu vatana hizmet etmiş ve eden tüm Türk kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi Çanakkale zaferinin 100. yılında saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum.

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey,
      Allah tüm şehitlerimizden, gazilerimizden ve tüm bu vatan için çaba harcayan herkesten razı olsun.

      Teşekkürler, selam ve dua ile...

      Sil

 
Theme:deluxetemplates.net