~~~~~~~~~~~~~~~

Can Verdi(m)


Siz hiç mutlulukla hüzün, yaşamla ölüm, gerçekle hayal, yerin bin kat altı ile göklerin en zirvesi arasında sıkışıp kaldınız mı?  

Dün geceyi kâh hayallerin koynunda, kâh kendimle olan hesaplaşmalarımla geçirdikten ve sabahı zor ettikten sonra, günün ilk ışıklarının çalıştığım iş yerinin camından içeriye süzüldüğünü görünce derin bir oh çekmiştim. Zira, sabah demek aydınlık demekti.

Sabahın ilk ışıklarını görür görmez daralan göğüs kafesimi temiz hava ile doldurup rahatlamak gayesi ile ofisten dışarıya adım atmıştım lakin gördüğüm manzara karşısında donup kaldım. Bir kumru gelip iş yerimin camına çarparak can vermişti. Öylece yatıyordu; gözleri açık, ağzından akan tek bir damla kan ile..  

Koca camlara yansıyan güneş ışıkları başını döndürmüş olmalıydı. Halbuki o güneşe uçacaktı, umuda, sıcaklığa uçacaktı.. Ama ne var ki; umudu da, güneşin o baş döndüren sıcaklığı da, neşeyle kanat çırpacağı günler de içinde kalarak can verdi. 

Aldım avuçlarıma önce sevdim, o minicik başını okşadım. Bir kuşun gözleri kapatılır mı? Ben kapattım. Onun minik ağzından akan  bir damlacık kana benim bir damla göz yaşım karıştı. Sonra onu sonsuzluğa uğurladım.
Tıpkı içimdekiler gibi…

Hamiyet Akan


 
Theme:deluxetemplates.net