~~~~~~~~~~~~~~~

Ahlak İnsan Olmaktır

"Ahlak kuralları diye bir şey var. Yine kimin ahlakına göre? Arabistan'a gidiyorsun, kadının saçını göstermesi ahlaksızlık. Afganistan'a gidiyorsun, yüzünü göstermesi yasak! Hollanda'ya gidiyorsun, çıplaklık serbest, iki kadın ya da iki erkek birbiriyle evlenebiliyor ama sen şu işe bak, çiftlerin ne olursa olsun birbirlerini aldatması hoş karşılanmıyor. Git Eskimoların ülkesine, ev sahibinin erkek konuğuna en büyük ikram ettiği karısını geri çevirmek, çok ayıp. Kısacası tek bir "doğru" yok! Doğru, nerede durarak, hangi açıdan baktığına bağlı, içinde bulunduğun topluma bağlı, o toplumun değerlerine bağlı..."

Bu sözler Ayşe Kulin'in "Dönüş" adlı kitabındaki Derya ile Hakan arasında geçen bir konuşmadan... Gerçekten ahlak ve ahlaksızlık nedir? Bizim ülkemizde herkes kendine göre ahlak kuralları belirliyor. Peki neye göre, kime göre ahlak? Elbette ki yüce Allah'ın belirlediği yola göre ahlaktır doğru olan. Doğru olan onun çizdiği yolda yürüyebilmektir. Ama "insan beşerdir, şaşar." Onun için şu hayatımda kimseye ahlaksız demedim ve ne tür insan olursa olsun, ne tür düşünceye sahip olursa olsun hep Mevlana düşüncesi ile yaklaştım. Ve çok şükür ki şu misafir olduğumuz dünyada mazlum oldum, zulmeden olmadım!

Acaba siz birini yaptığı şeyden dolayı yargılarken veya ahlaksızlıkla suçlarken, bir gün o duruma sizin de sürüklenebileceğinizi düşündünüz mü? Karşınızdaki insanla ne kadar empati kurabiliyor ve onun dünyasına ne kadar girebiliyorsunuz? Dünyasında olup biteni biliyor musunuz ki, onu yargılayabiliyorsunuz! Bu hakkı size kim veriyor? Yüce Yaradan bile bizleri yargılamadan, yaptığımız tüm hatalarımız ile sarmalarken dünya yüzeyinde bir noktadan bile aciz bir insan olarak siz kim oluyorsunuz da karşınızdakini mahkeme kurup yargılıyor ve ardından idam edebiliyorsunuz!

İskender Pala "İki Darbe Arasında" adlı kitabında şöyle diyor: “Biz insanlar kendi düşüncelerini paylaşmayanlar için şablon oluşturmayı, onları kategorize edip “öteki” leştirmeyi çok severiz nedense. Kusurumuz ne kadar çok ise karşımızdakinde de o kadar kusur aramaya meyilliyizdir. Karşınızdakiler zihinlerinde size bir rol ve tavır biçtilerse eğer, artık istediğiniz kadar farklı tavırlar içinde olun, asla bunları kabullenmezler, yanıldıklarını görmek istemezler. Eğer çevrenizde aynı tavrı ve bakış açısını paylaşanlar çoğalmışsa, siz de gitgide onların biçtiği role uygun davranmaya başlarsınız. Farkında olunmayan bir kutuplaşmadır bu ve faturayı daha çok resmî ideolojinin huzurunda yalnız kalan öder. Garip değil mi, Allah bile kendi yarattığı kulları hakkında hükmünü ömürleri sona erdikten sonra verirken biz zavallı insanlar, kim oluyoruz ki onları bir hal üzeri görmekle, haklarında bir dedikodu işitmekle, adımlarını şöyle attılar, ellerini böyle tuttular diye, gözlerinin üstünde neden kaşları olduğu hükmüne varıveriyoruz!..”

Üzerine örtüyü geçirdi diye, bikini ile denize girene "kafir" diyen mi ahlaklı? Beş vakit namaz kılıp karşısındakine türlü kötülük eden mi, hakkını yiyen mi ahlaklı? Mini etek giyen, saçını açan, bikini giyen, duygularının esiri olan mı ahlaksız? Allah aşkına söyleyin bana kim ahlaklı, kim ahlaksız?

Hamiyet Akan

"Bazen bir düşünce alıp götürüyor beni;...
Bazen bir hayalin peşinde...
Bazen bir olay...
Bazen bir...
Bazen...
Bazen neler olmuyor ki!..."
(İskender Pala)





 
Theme:deluxetemplates.net