~~~~~~~~~~~~~~~

Susma



Sen susunca bilir misin nefesim çekilir bedenimden,
Yüzüme iliştirmeye çalıştığım gülüşlerim dökülüverir yerlere.
Bilir misin sözlerim kaybolur bir mecrada,
Şiirler dökülür, kelimeler yiter sus pus olur dudaklarımda.
Sen susunca ellerim kopar bileklerimden,
Tırnaklarım sökülür etlerinden,
Bedenim bir boy intihar eder. 
Sen susunca, dizlerim kırılır karanlık dehlizlerde,
Yakalayamam terk edip giden gölgemi.

Susma!
Sen konuş ki; sümbüller leylaklarla öpüşsün,
Dallarda yapraklar gülüşsün,
Papatyalar sevgiyi bölüşsün.
Sen konuş ki; kayıp düşmesin gökteki yıldızlar,
Ay küsmesin geceye, gün zifiriye değmesin.

Sen konuş ki; nefesim dolsun ciğerlerime
Çünkü ne zaman sussan boğuluyorum,
Yetmiyor koşsam da pencerelere.
Sen konuş ki; adımlasın yüreğim yüreğini,
Keşfe çıksın her bir hücreni.
Konuş ki; sözcüklerin tamamlasın tüm eksik zamanları,
Silip atsın beynime saplanan cevapsız soruları.
Sen konuş ki; ruhumun gözleri kamaşsın,
Yüreğimin kapıları ardına kadar açılsın,
Sesim sesinde çağlasın,
Sesinden yüzüme kocaman bir gülümseme sıçrasın.

Susma, anlat!
Mesela manav amcanın komik hallerini,
Şemsiyesiz yine sokağa çıkıp ıslandığını,
Yağmurda yanmayan sigaranı,
Arabanın önüne kıran araçları,
Her köşe başında yoluna çıkan ağır aksak yürüyen adamı,
Masanda biriken dosyaları,
Bitip tükenmeyen projeleri,
Her sabah yaşadığın uykusuzluğu,
Her akşam eşlik eden yorgunluğu,
Yemek yiyecek vaktinin olmayışını,
Bugün marketten alacaklarını,
Bir yemeğin bir tatlının püf noktalarını,
Küçük bir sahil kasabasındaki hayali restorantını.
Anlat, bana sıradan olayları ya da sadece yarınları.
Susma, sakın susma!
Sen susarsan kıyameti kopacak ruhumun.


Hamiyet Akan
 
Theme:deluxetemplates.net