~~~~~~~~~~~~~~~

Ruh Özgürlüğüdür Sarılmak



Sarılmak… Hani şu kolları açıp, gözlerinizi kapatıp ruhunuzu bırakıverdiğiniz olay. İşte benim ruh özgürlüğü dediğim bu olay için bazen mesafelerce yol gidilebilir, saatlerce beklenebilir. Çünkü değer verdiğiniz birine sarıldığınızda; sanki tüm melekler kuşatır etrafınızı, ruhunuz dolanır yemyeşil kırları, yüreğiniz andırır çağlayan ırmakları ve siler atar içinizi kemiren sıkıntıları.

Sarılmak; yanındayım, mutluluğunla çoğalıyorum, acınla yok oluyorum demektir. Sarılmak; yaralı ruhların ilacı,  kelimelerin kifayetsiz kalışı, benlikten geçip sen olma durumudur. Binlerce kelimeyle anlatamadığınız hisleri tek bir hareketle anlatıvermektir. Sarılmak, çocuk saflığıdır. Yangın yerinden tertemiz bir denize dalmak gibidir, ferahlatır sizi. Şayet üşüyorsanız ısıtır tüm hücrelerinizi. Sarılmak, güvenin ta kendisidir aslında.

Zamanla korkar olduk bu güzel duyguyu yaşamaktan ve yaşatmaktan. Belki yanlış anlaşılmak kaygısı bu eşsiz duyguyu seçici bir güdüye dönüştürdü ve o anın güzelliğini kaçırıverdik.

Şimdi durun ve düşünün. Diyelim ki; ölüm kapınızda, az sonra ya sizi ya da sevdiklerinizden birini alacak. Hala ne bekliyorsunuz? Hadi, sarılsanıza!

Hamiyet Akan

 
Theme:deluxetemplates.net